Kariyer Akdeniz iş ilanları
300x 250 Sol Sponsor Banner Alanları
fırat demir
Ayşegül...
4 Temmuz 2018 Çarşamba 11:56:56

Ayşegül...

Kız kardeşiyle aynı evde yaşıyorlardı. Annesi ve babası vefat ettikten sonra ona hem anne hem baba olmuştu. Küçük bir bahçeli gecekonduda yaşıyorlardı. Evin dışındaki beyaz kaplama duvarın kalıpları soyuluyor her geçen gün  evin görüntüsü iğrençleşiyor ve mahallenin çöplüğü gibi duruyordu. Annesi ve babası trafik kazasında vefat ettiğinde kardeşine bir söz vermişti: ‘Sadece senin için yaşayacağım’ demişti. Sözünü tutmuştu. Kız kardeşine hem annelik hem babalık yapmıştı. O kız kardeşi şimdi 25 yaşında bir hemşireydi.  Abisi kendisi okumamış onu okutmuştu. Oysa ki kendisi adeta bir matematik dehasıydı. Kız kardeşinin okutup iş sahibi yapabilmek için matematik bilgisinden vazgeçti ve yıllarca inşaat işiyle uğraştı. İkisi aynanda okuyamazdı. Birisinin sadece çalışıp eve para getirmesi gerekiyordu ve bu görevi kendisi üstlenmişti.  Fakir bir hayatları vardı. Fakat bu fakirlik bir an olsun bile gülmelerine engel değildi. Para onlar için mutluluk ölçütü değildi, fazla paraya sahip olmak onlar için yüksek kaliteli mükemmel bir hayat anlamına gelmiyordu. Onlar için iki kardeşin beraber olması mükemmel bir hayat için yeterliydi. Fakat dünya onlar kadar iyimser değildi. Kısacası paranın kirlettiği dünyayı iyimserlikleriyle temizlemeye çalışan iki kardeşti onlar.  
             Bu gece kız kardeşi hastaneden geç gelecekti. Nöbeti vardı. O kadar yorgundu ki abisi onu beklemeden yatağa girip uyudu. Saat gece yarısını geçerken telefonu ısrarla çalmaya başladı. Uykulu gözlerle yanında duran telefonu eline aldı ve kimin aradığına baktı. Tanımadığı bir numara arıyordu ‘Şimdi uğraşamam’ diyerek telefonu yere doğru yavaşça fırlattı.Fakat arayan her kimse ısrarla aramaya devam ediyor. O her umursamayıp telefona bakmadığında arayan kişi tekrar tekrar aramaya devam ediyordu. Belki arayanı tanımıyordu ama telefonun bu ısrarlı çalışından anlaşılan arayan onu tanıyordu. Telefonun onyedinci çalışından sonra dayanamadı. Sinirli bir şekilde telefonu açtı ve sertçe ‘Efendim’ dedi. 
-İyi günler Ayşegül Hanım’ ın yakınısınız sanırım kendisinin baygın bedenini bulmuşlar durumu iyi değil ben ambulans görevlisiyim. 
-Ne diyosun sen, şaka mı bu ? Ayşe komik değilsin gece 
-Beyefendi Ayşe hanımı çalıştığı hastaneye getirdik şuan en yakın zamanda gelirseniz iyi olur.
          Telefonu kapattıktan sonra ayağa kalkmak için doğrulmaya çalıştı fakat yapamadı. Bir darbe yemiş gibi yığılmış kalmıştı yerde. Sanki birisi  dövüyor gibiydi onu kalbi adeta dayak yemiş gibi kırık yüreği yangın yeri gibi yanıktı. Kırk yaşındaki adam bir çocuk gibi ağlıyordu. Diz çökmüş ağlıyordu. Hastaneye gitmesi gerekiyordu fakat ayağa her kalkmaya çalıştığında sanki birisi onu tekrar yere fırlatıyor gibiydi. Zar zor üstünü değiştirdi. Bu saatte otobüs geçmezdi buralardan, taksi çağırsa verecek parası yoktu. Fazla uzakta değildi aslında hastane.Koşmaya başladı.Az önce ayağa kalkamayan adam sanki o değilmiş gibi eve gelir gelmez yatağa girip uyuyan adam o değilmiş gibi koşuyordu.Sanki kırk yaşında bir inşaat amelesi değil yirmi yaşında genç bir sporcu gibi koşuyordu. 
               Hastaneye geldiğinde bağıra bağıra kardeşini soruyordu.Ayşegül’ün iş arkadaşlarını gördü ağlıyordu hepsi. Hepsini tek tek omuzlarından tutup sallayarak kardeşini soruyordu. ‘Ne olmuş? Birisi bana anlatsın’ Küfürler ediyordu. Sağa sola saldırıyor.Uğruna yaşadığı kardeşine ne olduğunu öğrenmek istiyordu. 
         İki polis geldi ve ifadesinin alınmasını gerektiğini söyledi.  Anlamsız bakışlarla bakıyordu polislere. Olay şimdi yavaş yavaş çözülmüştü. Ayşegül  sapık bir adamın kurbanı olmuştu. Tecavüz belirtileri olduğunu söylemişler ve adama karşı çıkmaya çalışınca adam kendisine saldırmış.yani özetlemek gerekirse Ayşegül dayak yiyip tecavüze uğrayarak az önce içeride can verdi. Abisi neye uğradığını şaşırmıştı. Rüyada sanıyordu kendisini. Aklından sürekli ‘Bu bir rüya birazdan uyanırım’ düşüncesi geçiyordu.İlk önce kendini tokatladı ve bunun bir rüya olmadığını anladı. Gerçekti.Biricik kardeşi Ayşegül yıllarca hayatını adadığı kardeşi… Çevresine saldırmaya başladı küfürler ediyordu. ‘Kim yapmış ?Bulun onu bulun’ polislere doktorlara herkese bağırıp çağırıyordu.İğnelerle sakinleştirilerek yatağa yatırıldı. 
             Ayşegül’ün suçu neydi? Suçu annesini ve babasını kaybetmesine rağmen abisiyle bir fukara hayatı yaşayıp çalışıp didinip hemşire olup gece nöbete kalıp geç saatte şu karanlık sokaktan geçmesi miydi?  Mücadeleci bir insandı. O da abisi de. Nasıl mücadeleci olmayacaklardı ki? Hayatla mücadele ediyorlardı. İnsanlarla değil hayatın bizzat kendisiyle savaşıyorlardı.
            Olay kısa süre içerisinde tüm ülkede duyuruldu. İnsanlar sosyal medyada, internette her yerde Ayşegül’ün fotoğraflarını paylaşıyor, destek içeren paylaşımlarda bulunuyorlardı. Hiç birisi abisini tatmin etmiyordu. Deli gibiydi. ‘Senin için yaşayacağım’ dediği insan öldüyse artık onunda yaşamasının anlamı yoktu.
               Olayın zanlısı sonunda bir şekilde belirlenmişti. Olayı zanlısı mahalleden birisiydi hastanede mahalleye yakın sayılırdı zaten. İntikam. Onu tatmin edecek tek şey intikamdı. Acısını tamamen geçirmese de en azından biraz da olsa giderirdi. Mutfaktaki en büyük bıçağı alıp zanlını evine doğru koştu. Geçen gece koştuğundan daha hızlı koşuyordu. Olimpiyat yarışında koşuyor gibi koşuyordu. Polisten önce gidip onu öldürmeliydi. Öyle de oldu polisten önce gitti ve zanlıyı öldürdü. Tam çıkacağı zaman zanlıyı almaya gelen polislerle karşılaştı. Olayı anlayan polisler onu tutukladı. Mahkemedeki savunmasına rağmen hapishane yolu gözüktü ona. Hapishaneye girmiş olsa 80 milyon onun suçsuz olduğunu düşünüyordu.  Koğuşta herkes onu tebrik etti. Sosyal medya insanları paylaşımlarıyla kendisinin bir kahraman yaptılar. İçerde ağalar paşalar gibi yaşıyordu.
     Bir insan öldürmüştü oysaki. İnsan dediysem sadece görünüşü  insan olan birisinin öldürmüştü. Kanunlar neden var?  İnsanların vicdanı için. Kanun ona ceza verdiği için içerdeydi fakat insanlar onu ayakta alkışlıyordu.Kanunlar mı yanlış yoksa insanlar mı ?

antakyahaber.net Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Türkiyemix Şehir Portalı