Kariyer Akdeniz iş ilanları
300x 250 Sol Sponsor Banner Alanları
senem Kılıç
MARKA DEMEK REKLAM DEMEK DEĞİL
18 Mart 2015 Çarşamba 12:48:01

Bugün büyük küçük hangi işletmeye sorsanız ayakta kalmanın sırrını tek kelimelik bir yanıt. Markalaşmak.  Sadece işletmeler değil sanatçılar, iş insanları, siyasetçiler toplumdan bireyler de artık çözümü markalaşmada bulmuş. Nedir bu markalaşma dendiğinde reklam yoğun çalışmaların sonunda akılda kalıcı bir kimliğe bürünüveriyorsunuz yani marka oluyorsunuz ortak yaklaşımı gelir önünüze.

Marka demek, yalnızca akılda kalacak ilginç bir isim, ilginç bir logo ve slogan bulup bunu tescil ettirmek ardından faaliyet yoğun reklam çalışmalarıyla getirdiğiniz yerdeki sahip olduğu etiket demek değil. Bugün bütçeleri kısıtlı olan ve istihdamda büyük önemi olan KOBİ’ler için reklam bütçesi ayırmak istisna bir durum. Reklam yapmadan marka olunamayacağı düşüncesi de KOBİ’eri haliyle markalaşma çalışmalarından uzaklaştırıyor. Yeni müşteri bulma üretimi artırma ve geliri tahsil etme döngüsüyle bir yaşam oluşturuyor.

Ne kadar büyürken nasıl büyüdüğüne pek de önem vermiyor aslında.

Marka olmanız için reklam sadece ürettiğinizin müşteriye ulaşacağı bir iletişim kanalı. Oysa ki kalitesinden müşterinin memnun olmadığı, hizmetini beğenmediği, ürün standardının sağlanmadığı, servis ağında arkasında duramadığımız noktada istersek reklam devi olalım bir anlam ifade etmez. Reklam bu saydıklarımızın sağlanabileceği durumda ürünü müşteriye ulaştıran artık biz de varız diyecek bir araçtır sadece. O yüzden markalaşmada öncelikli sağlanacak üretim, satış, finansman ve yönetim sistemlerinin kurulması. Aslında kurumsallaşmanın tam olarak kendisidir.

Kurumsallaşarak benzer hizmet, benzer ürün, benzer sonuçları rahatlıkla tüketiciye sunabiliyorsunuz. Müşterinizle iletişim kurmakta zorlanmıyorsunuz büyük bütçeler de ayırmıyorsunuz.

Hemen bir örnek verelim marka değeri her zaman dünyada ilk 10 da olan ve bu sıralamada tek gıda şirketi olan Mc. Donalds çoğumuz için gittiği ülkelerde yemek içmek derdinde hayat kurtarıcıdır. Neden mi? Çünkü bilirsiniz ki nerede olursanız olun hizmette ve satın aldığınız üründe karşılaşacağınız kalite yakındır. Aynı örnek Coca Cola için de verilebilir. Müşteri her şişede aynı tadı bulacağını bilir.Örneğin yıllarca tablalarda satılan simit, daha kurumsal ve markalaşmış Simit Sarayı, Simit Dünyası gibi kurumlar tarafından satılmaya başlandığında hem talep hem de fiyatlar arttı.

MARKA OLMAK İÇİN

Bugün KOBİ'ler marka olmak istiyor ama nasıl olacakları konusunda kafalarında soru işaretleri var. Çoğunlukla markalaşma sürecini reklamdan ibaret gibi gören bir yanlış anlayış KOBİ'leri sarmış durumda. Oysa markalaşma planlı bir şekilde uzun vadede inşa edilen bir yapının sonucu. Bu süreçte reklamdan, halkla ilişkilere, doğrudan pazarlamadan kişisel satışa kadar birçok pazarlama iletişimi aracının stratejik bir eksende bütünleşik olarak kullanılması gerekiyor. KOBİ'ler iletişim yatırımlarının çok masraflı olduğu yargısından yola çıkarak da iletişim yatırımlarında çekimser kalıyor ve yıllık bütçelerinde yok denecek kadar az paylar ayırıyorlar. Halbuki az da olsa düzenli ve planlı olarak markaya yapılacak yatırımların geri dönüşü pozitif oluyor.

 

MARKA KİMLİĞİ OLUŞTURUN

Markanın iki yüzü vardır. Dış yüzü ve iç yüzü. Markanızın logosu, renkleri, yazı karakteri, sloganı vs gibi dışarıdan algılanan ilk yüzü olduğu gibi tıpkı insanda olduğu gibi iç yüzü de vardır yani kimliği.

Markanızın kimliğini oluştururken kime ulaşmak istediğinizi belirlemeniz gerekir. Örneğin Mercedes orta yaşta zengin ve başarılı bir iş adamı olarak nitelenebilirken, BMW genç ve dinamik iş insanını daha çok sportif yönüyle ortaya çıkartır. Turkcell kurumsal kimlikle hizmet veren bir servis sağlayıcı görünümündeyken Vodafone daha dinamik ve genç nüfusun tercihi konumunda. Markanızın kimliği ilerleyen zamanda tüketicilerinizi belirleyecek.

MARKA KONUMLANDIRMA

Marka konumlandırma, marka kişiliğini destekleyen önemli bir unsur. KOBİ'ler markalarını rakiplerine göre güçlü hissettikleri alanlara yönlendirerek bir nevi uzmanlaşabilirler.  Konumlandırma fiyatla olabileceği gibi hizmette farklılaşmayla da sağlanabilir. Türkiye'de KOBİ'lerin en büyük sorunu genellikle ürünlerini fiyat ya da kaliteye odaklanarak konumlandırmaya çalışmaları. Bu faktörler faydalı olmakla birlikte, rekabetin bu kadar yoğun olduğu günümüzde çok da ayırıcı, korunabilir ve fark yaratıcı unsurlar değiller. Daha çok rakiplerin kopyalamakta zorlanacakları özellikler, artılar belirlenerek, ürün ya da hizmetleri konumlandırılmalı ve bunu yaparken de hedef kitlenin beklentileri göz önünde bulundurulmalı.

İŞ GÜCÜ YETENEĞİNİZ

Markalaşma sürecinde özellikle KOBİ’ler sıkıntı yaşıyor. Bunun önemli nedenlerinden biri de markalaşma alanında yeterli bilgi birikimine sahip olmamaları. Bunun ana nedenlerinden biri de kalifiye ve yetkin kişilerin KOBİ’leri tercih etmek istememeleri. Bu talep eksikliği KOBİ’lerin markalaşma sürecinde devlet teşviklerinden de yeterli faydalanamamasına neden oluyor.

Özetle kısa kısa

Müşterinizi tanıyın, ne yer ne içer, ne zaman harcar nasıl harcar önemli

Rakiplerinizi tanıyın, ne üretirler, nasıl üretirler, ne kadar güçlüler

Fark yaratın, farkınız ya maliyetlere yedirilmiş olmalı ya da hizmet sunuşunuza ama mutlaka bir farkınız olmalı

Uzun vadeli d��şünün, markalaşmak bir değişim yolculuğudur. Değişim için istikrarlı olmanız gerekecek çalışma başlıkları sizi bekliyor

Kurumsallaşın, siz olmadan da işler yürümeli, sizden uzakta da benzer ürünler üretilebilmeli, müşteriye verilen hizmetten endişe duymayacak kontrol noktalarınız olmalı

Tüketicinizle iletişim kanallarınız özenli olmalı, size müşterilerinizin ulaşmasını sağlayın

Yetenek avına çıkın, yetenekli bireyleri bulduğunuz zaman kaçırmayın karşılıklı yatırım yapılacak bir iş ortaklığı olarak görün

Markalaştıkça başkalaşacaksınız.

Sevgiyle kalın

 

antakyahaber.net Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Türkiyemix Şehir Portalı